Tehditler
Leyleklere yardým
Platform yapýmý
Yayýnlar
Galeri
Ýletiþim
Baðlantýlar
Site planý

KÜLTÜRÜMÜZDE LEYLEKLER

Leylek kelimesi dilimize Farsça ve Arapça'da da kullanılan ve çıkardığı sesi yansıtan "'legleg" ya da "leklek"' kelimesinden gelmektedir. Ayrıca Müslümanlar kutsal sayılan topraklar üzerinden de geçtikleri için leyleğin hacı olduğuna inanır "Hacı Leylek" ya da "Hacı Baba" derler. Bu sebeple leylek yuvalarını bozmak ya da herhangi şekilde zarar vermek günah olarak kabul edilir. Mevlana'ya göre leylek kuşların şeyhidir.

Diğer Avrupa kültürlerinde olduğu gibi bizim kültürümüzde de leyleğin bebek getirdiğine inanılır. Leyleği havada görmenin o yıl çok gezileceğine işaret olduğu düşünülür. Anadolu'da da, çatısına leylek konan insanların yakın zamanda ev sahibi olacaklarına inanılır.

Eski zamanlarda, Bursa'da Haffaflar Çarşısı'nın ortasındaki meydanda sakat bazı hayvanlar (kanadı ve bacağı kırık leylekler, kargalar, kör veya sağır baykuşlar) halk tarafından beslenirdi. Ünlü şair ve yazar Ahmet Haşim, "Frankfurt Seyahatnamesi" adlı eserinde "Osmanlı döneminde Bursa'da Haffaf esnafının aylıkla tuttuğu belki yüz yaşında, baktığı sakat leylekler kadar aciz bir ihtiyarın sadaka parasıyla hergün işkembe alıp, temizleyip, parçalayarak, bakıma muhtaç kuşlara dağıttığını" yazmaktadır. Ayrıca yine Bursa'da Vakf-ı Gureba-ı Laklakan adında yaşlı ve sakat leyleklerin göç sırasında ve tüm yıl boyunca da bakıldığı Garip Leylekler Vakfı bulunmaktaydı. Bu dönemde dünyanın hemen hiçbir yerinde doğanın korunması veya kuşlar ile ilgili bir örgüt olmamasına rağmen Anadolu'da böyle bir kuruluşun olması çok önemlidir.